amsterdam

mimarisi ve şehircilik anlayışı nedeniyle aşmış şehir.. aşık olunası şehir..

sozluk yazarlarinin itiraflari

bir ay içinde 8-10 defa..

<bkz: el frenini indirmeyi unutarak araba kullanmaya çalışmak>

lan, bende diyorum niye gitmiyo bu..

amerikan film repliklerinin turkce karsiliklari

amerikan polisi : ''seni kodese tıkarım dostum''
türk polisi : ''süleyman abi alalım bu arkadaşı, gel bakıyım buraya sen..

chaka khan

''through the fire'' isimli parçası bu gün soul klasiklerindendir..

sozluklerde erkek gibi yazan kizlar

<bkz: kalihora>

sarkilarda gecen anlamsiz kelimeler

banada ''lololololo'' yaparsın artık..

<bkz: tuğba özerk>

dahasivar

hoşgelmiş...

<bkz: lafmacun bando takımı>

tanju okan

frank sinatra gibi bir müzik adamının ''yerimi kapar'' korkusu yaşadığı söylenilen ender seslerden...

toprağı bol, rakısı tatlı olsun...

deterjan reklamlarindaki temizlik testleri

efenim yok kumaşı topaç gibi yapıp yokuştan aşağı yuvarlamak, yok zeplinin altına bi sürü kumaş parçasını koyup istanbul üzerinde gezinmek gibi ne kadar orijinal deli zırvalığı test yöntemi varsa hepsi bunların başının altından çıkıyor. bi ara da kalabalığın eline kocaman beyaz bi kumaşı verip sokaklarda dolaştırıyorlardı.. bu esnada da camlardan millet eline geçen her şeyi aşağı fırlatıyordu filan.. velhasılı kelam noluyoruz lan..?

siyah beyaz televizyon

izlenmeye alışılınca siyah beyaz olduğu unutulan televizyonlar...

mavi ekran filtresi bazen hasar görür, orta yerinden kırılıverirdi. televizyonların ilk kullanıcılarına bu mavi filtrenin de televizyonun ayrılmaz bir parçası olduğu anlatıldığından, kırıldıkları yer boydan boya kahverengi kolibandıyla yapıştırılır ve o halde televizyon izlenmeye devam edilirdi...

avrupa renkli televizyonlara geçmeye hazırlanırken almanların türkiye'ye "yeni teknoloji" diyerek kakaladıkları üretim fazlası televizyonlardı bunlar ayrıca...

eve gelen misafiri kovmak

eğer hakediyosa, ''size herhangi bir zararı'' söz konusu ise, hiç çekinmeden yapılacak davranış..

hatta ne çekinmesi, vura vura dışarı atın..

zaten başımıza ne geldiyse, bu misafirperverlikten gelmedi mi?

bavul ile valiz arasindaki temel farklar

bavul, köhne tcdd banliyo trenlerini anımsatırken, valiz moron sesli havalimanı anonslarını hatırlatır..

koc burcu erkegi

köşeye sıkıştığı vakit, bildiğin saçmalayan, beyin ölümü gerçekleşen burcun erkeği...

ne zaman adam oluruz

biraz 80'li yılların sonlarına doğru dönerek..

siyasi değil, insan ilişkileri açısından..

msn'in, cep telefonu'nun vs olmadığı yıllara.. çay bahçelerinde vatkalı montlarla oturduğumuz yıllara...komşuya dolu giden tabakların tekrar dolu olarak geldiği ve sonunun olmadığı yıllara..

hadi be.. çok mu zor ulan bu?

akp nin gercek secim slogani

<bkz: lüzümsuzsa söndür>

acik sacik giyinip namustan soz eden kizlar

<bkz: yok ebesinin amı ali sami>

askin tarifini yapan adam

<bkz: aşkın tarifi yoktur az votka vardır>

ben cok iyi yazarim

iyi yazıyosun, çok güzel yazıyosun sayın lafmacun yazarı..

hatta amına koydun ortalığın, hükümeti kurtardın, işsizliğe, küresel ısınmaya, fakirliğe, yolsuzluğa çare buldun yazılarınla.. hatta olayı abarttın, sicilya mafyasını bile çökerttin.. kurtardın bizi.. üstüne bir-iki makaraya bulanmış entry'de girdin, güldük, eğlendik.. yazıların sayesinde sevgi kelebeği olduk..

ama ''laf''ta sadece...

o yüzden kasma bu kadar.. iyi yazarsın da, ne geçti eline ulan.. köpek gibi çalıştığın işyerinden evine gelince, beyin mastürbasyonunu yaptın, boşaldın, rahatladın..

kapa bilgisayarını, siktir git yat yatağına, uyu işte..

devletin ucretsiz beyaz esya yardimi yapmasi

<bkz: allah belanızı versin>

çalışacak iş ver millete, ey büyük devlet baba...

lafmacun org hakkinda ne dediler

sokaktaki yaşlı adam: eskiden buralar dutluktu..